YİNE DEPREM!
Selçuk
M. PERİN
2
Mayıs 2003
Toprak
derinden gelen bir gümbürtü ile yine salladı… Yine binalar
evler yıkıldı, masum hayatlar birkaç serseri çıkarcının
hırsızlığından heba oldu gitti. Ama bu bizim
kaderimiz dersek ne hata yapmış ne de yanlış söylemiş
oluruz...
Ne
mühendisimiz, ne mütahitlerimiz, ne işçimiz kalifiye!
Kontrolleri yapacak adamlarımız aç!
Sonra devletin ihale sistemi kötü değil hepten yanlış...
Ban
bir söyleyin, nasıl bir is bu? Keşif bedeli çıkartılıyor...
100 Lira. Bina ihaleye çıkıyor ve 25 liraya ihale ediliyor!
Bu bina nasıl ayakta duracak? Nasıl temel atılacak bu
binaya? Kolon, kiriş
bağlantıları nasıl atılacak? 5 cm de mi 15 cm
de mi?
İlk
sallanmada da kolonlar kirişlerden kopacak ve kat platoları
birbirlerinin üzerine yığılacak... Çelik dolaplar ve
ranzalar olmazsa, bu binada kendilerine yepyeni bir hayat kurabilmek,
yepyeni bilgileri öğrenebilmek için yaşayan, okula giden
genç çocuklarımızın hepsi telef olacaklar.
Sonra
da Başbakan, Ankara’da bir basın toplantısında
yanlışlar yapılmıştır diyebilecek...
Nerede kaldı devlet adamlığı? Nerede kaldı
insanlık? Nerede kaldı hükümet olmak?
Kurdun
dönüp dolaşıp geldiği, kürkçü dükkânı gibi,
her şey dönüp dolaşıp kaliteye, bilgiye ve eğitime
dayanıyor. Aç insanların içerisinde iş gururu, iş
terbiyesi olanlar yok mu? Var ama binde kaç? İşini iyi yaptığı
için de işinden olanlar binde kaç?
Giden
gitti demiştik, Yalova ve Kocaeli depremlerinde, bir daha
olmayacak demiştik. Zorunlu deprem sigortası demiştik.
Yeni kurallar demiştik. Demiştik, demiştik, ve demiştik...
Ne değişti bana bir söyler misiniz? Kim hangi dersi aldı?
Kim neyi düzeltti?
Artık
bu milletin, başta kim olursa olsun, boş vaatler ile
gelmenin ve gitmenin bir işe yaramayacağını söylemesi
gerekiyor. Dün akşam Bingöl’de gelen Kızılay çadırlarının
hiçbirisi dağıtılmamış, kent’e elektrik
verilememiş, ve yüz binlerce vatandaş Mayıs gecesi
ayazında sokaklarda gecelediler. Bu nasıl bir idaredir? Bu
nasıl bir devlettir? Bu nasıl bir kriz idaresidir?
Son
senelerin dersleri o kadar çok ve o kadar yüklü ki, birilerinin artık
bulara bakıp belli sentezleri yapması hataları düzeltmeye
başlaması gerekmiyor mu?
Daha
önce de söylediğim gibi, aç insanın çalmaması gibi
bir düşünce varit değildir. Aç olanın tok olması
da çözüm değildir. Çözüm insanların insan gibi yaşamasını
sağlamaktır. 300.000 TL’ye 300 gr ekmek çözüm değildir.
İnsanlarımızı
eğitmek onları toplumumuza kazandırmak çözümdür.