DEMIRYOLLARIMIZ…

Ana Sayfa    Makaleler    Meraklarım    Foto Albümüm    Beğendiklerim    Günün Fikrasi    Linkler   

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi

Türkiye Kanserle Savaş Vakfı

"Yaşamımız,önem verdiğimiz olaylara karsı sessiz
 kaldığımız gün son bulmaya baslar"

 Martin Luther King,Jr

Aka Arama ve Kurtarma

 

ANA SAYFA

MAKALELER

MERAKLARIM

FOTO ALBÜMÜM

BEĞENDİKLERİM

GÜNÜN FIKRASI

AB de DURUM ©®

MİTHAT PERİN

KİTAP & MÜZİK

İSTANBUL EKSPRES

LİNKLER

------------------------

MAKALE ARŞİVİ

FIKRA ARŞİVİ

MP ARŞİVİ

------------------------

KÜNYE

 

 

DEMİRYOLLARIMIZ…..

 

05 Aralık, 2002

Selçuk M. PERİN

 

Demir yollarımızın modernize edilmesini bırakın hepsinin, hepten, baştan yapılması gerekiyor diyebilmemiz gerekir.

Geçtiğimiz hafta Brüksel-Köln hızlı tren hattının birinci bölümünün açılışı yapıldı… 5 seneyi aşan bir şantiye ve ancak Louvain-Liège bölümü kullanıma açıldı. (39 km). Bu hatta çalışan şehirlerarası trenler şu anda  Liège-Brüksel-Liège hattında 6.5 dakika kazanacaklar. Avrupalı için günde çok önemli olan 13 dakika bu. Bir yıl sonra da kalan bölüm açıldığında günde 44 dakika kazanacaklar...

Dört senedir Avrupa’nın başkenti Brüksel-Paris TGV (Hızlı Tren) hattı bir saat 48 dakika’da bir baş şehirden diğerine  ulaşıyor. Hem de merkezden merkeze... Araba ile bu yol ortalama dört saat ve trafik tıkanıklıkları, yağmur, kar, buz da cabası kışın.

Amsterdam’dan, Fransa’nın Akdeniz sahillerine (Marsilya; Nice vs.,) yedi buçuk saat. (1.100 km) Biz Ankara’ya tren ile 6 saatte gidiyoruz!

Avrupa yol taşımacılığını (TIR) azaltmak için TIR’ları tren’e bindirmeye çalışıyor. Dağıtımı daha küçük kamyonlar ile yapmaya ve şehirlerdeki trafik sıkışıklarını azaltmaya, yolların yıpranmasını asgari düzeye indirmeye, petrol kullanımını azaltmaya, hava kirliğinin oranlarını düşürmeye  çalışıyor. Bizim Doğu Ekspresimiz İstanbul’dan Kars’a neredeyse iki günde gidiyor.

Gelmedi mi zamanı, oturup gerçekleri görmenin ve ülkemizin ihtiyaçlarını, gerçek ihtiyaçlarını karşılamanın zamanı?

Yanılmıyorsam 1987 de bir ray ihalesi vardı. Demiryolları yenilenecekti, bütün Avrupalı Demir Çelik’çiler kolları sıvadılar, Türkiye’nin o zamanki isteğine göre, yine yanılmıyorsam, altı bin miydi, on bin miydi km ray için ihalelere katıldılar. Sonra? Eeee! Sonra? Bildiğim kadarı ile ihlale durduruldu, raylar alınmadı ve demir yollarımız hâla eskisi gibi.

Bir de iyi hatırlıyorsam Eskişehir’de bir vagon fabrikamız vardı. Zamanın en iyilerinden deniyordu! Ona ne oldu?

Türkiye’nin geleceği demir yollarından geçer. O ulaşılamayan iller, kar dan mahsur kalan kasabalar a tren ulaşabilse, yollardan, kelle koltukta uçan şoförler kaybolabilse daha iyi olmayacak mı?

Aynı hatlarda marşandizler işlemeyecek mi? Yük bir yerden diğerine daha iyi taşınmayacak mı? Bunları gerçekleştirmek için işçimiz çalışmayacak mı? Mühendisimiz, makinistimiz çoğalmayacak mı? Bunlar yapılırken de teknolojimiz ilerlemeyecek mi? İnsanlarımız yetişmeyecek mi?

Ürün daha çabuk bir yerden bir yere ulaşmayacak mı? Evet....

Ama bu kolay bir çözüm! Yok durun bakalım. Bu bir plan ve proje isi! Para işi. Faiz ödemekten yatırım yapamaz oldu Devlet. Bunları nasıl yapacak? Borçla, harçla mı? Yatırım kredisi ile mi? Kim verecek bunu? Dünya Bankası mı? IMF mi? Onlar bize yatırım için par mı verecekler yani? Verdikleri parayı hemen alır almaz kendilerine ödemiyor muyuz? Peki reel ortamda bize yatırım yapacak para kalıyor mu? Durun ya! Maaşları, devlet memurlarının maaşlarını  ödeyecek parası kalıyor mu Devletin? İki yakasını bir araya getirmek için Maliye ve Hazine her ay ne gibi muhasebe oyunları yapıyor? Kimin parası kalıyor, kimin parası ödeniyor?

Ama, haklısınız, konudan uzaklaştım galiba. Uzaklaştım mı, yoksa iki ayağımla tam içine mi bastım en can alıcı noktanın?

Dostlar, Türkiye’nin geleceği demir yollarında ve elektrik üretimindedir. Türkiye’nin geleceği elindeki doğal zenginlikleri en iyi şekilde kullanması ile doğru orantıdadır.

Halk olarak istemezsek, halk olarak bastırmazsak, hiçbir şey olmaz, hiçbir yere gidemeyiz. Biz halk olarak, eğitim, toplu taşımacılık ve yaşanabilir şartlar isteyeceğiz, devlette bu  isteklerimizi görecek ve ona göre hareket edecek. 

Kendimizi doyuracağız. Hiç kimsenin söylemesi yüzünden, ısrarı yüzünden, az ekmeyeceğiz. Bize yetecek kadar değil, komşularımıza satacak kadar yetiştirmeliyiz.

Şimdi vakit, bizimle beraber olanların bir araya getirilmesi ve bizim ürünlerimizi kullanmaya başlama vaktidir. Bunu gerçekleştirmeliyiz. Bunu gerçekleştirirken demir yollarımızı geliştirmeli, yenilemeliyiz. Yenileyeceksek de önce bize ilk adımda lazım olanları yenileyeceğiz. Sonra da bize en iyi randımanı verecek olanları yapacağız. Öncelik bir Kuzey Güney bağlantısı, Bir Ankara merkez olarak yıldız bağlantıdadır.

Demir yollarımızı ileri götürürken de ülkemizi ileri götüreceğiz.

 

 

 

Hit Counter