ANA
SAYFA MAKALELER MERAKLARIM FOTO
ALBÜMÜM BEĞENDİKLERİM GÜNÜN
FIKRASI AB
de DURUM
©® MİTHAT
PERİN KİTAP
& MÜZİK İSTANBUL
EKSPRES LİNKLER ------------------------ MAKALE
ARŞİVİ
FIKRA
ARŞİVİ
MP
ARŞİVİ ------------------------ KÜNYE | |
Bu
sayfada AB ve Türkiye ile ilişkisi olan yazılar, notlar ve
linkler bulacaksınız. Bunların yanında da Avrupa
Birliği gündemlerini de ekleyeceğiz. Zaman içerisinde isteğimiz
AB de DURUM’U
kendi başına bir site haline getirmek ve buradan
sizlere bir haber ve bilgi kaynağı sunmaktır.
|
AB'de
YERLEŞMİŞ TÜRKLERE
SERBEST
DOLAŞIM ONAYLANIYOR...
|
|
|
AB,
Avrupa'da yaşayan Türkleri de kapsayan
"devrim" niteliğinde bir karar aldı.
AB ülkelerinden birinde yasal oturma hakkı olan bir
yabancı, bir başka AB ülkesinde serbestçe
‘‘çalışma ve eğitim hakkına’’
sahip olacak. Hürriyet'in ele geçirdiği ve AB
liderlerinin onayladığı genelge, 1 Temmuz
2005'ten sonra geçerli olacak.
Avrupa Birliği, yurt dışında yaşayan
Türkleri de kapsayan bir karar aldı. AB liderleri,
AB'nin herhangi bir ülkesinde yasal oturum hakkına
sahip olan bir yabancının, bir başka AB ülkesinde
serbestçe ‘‘çalışma ve eğitim hakkına’
sahip olmasını onayladı.
Gerçek anlamda ‘‘Serbest dolaşımı’’
getirecek olan bu karar, İngiltere, İrlanda ve
Danimarka haricinde tüm AB ülkeleri için geçerli
olacak. Bu üç ülke, serbest dolaşım konusunda
‘‘uygulama dışı olma’’ haklarını
kullanacaklar.
4 Haziran'da AB içişleri bakanları toplantısında
karara bağlanan ve AB liderlerinin Selanik zirvesinde
de onaylanan karar, henüz dünya basınına sızmadı.
Kararın ve AB Konseyi'nin bu konudaki genelgesinin 11
dilde çevirisi ve resmi gazetede yayınlanması
bekleniyor. Genelge resmi gazetede yayınladıktan
20 gün sonra yürürlüğe girecek ve AB ülkelerinin
iç mevzuatını tamamlama süresi beklendikten
sonra 1 Temmuz 2005'te uygulanmaya başlanacak.
AB ülkelerinde yaşayan yabancıların
konumlarının ele alındığı ve
‘‘Uzun süreli oturum hakkının’’ hangi
şartlarda verilebileceği, ya da kimlerin uzun süreli
oturum hakkı alamayacağını belirleyen
genelge, AB liderlerinden onay aldı. Bir AB ülkesinde
en az beş yıldan beri yaşayan ve
‘‘Yasal oturum hakkına’’ sahip olan yabancılara,
bir diğer AB ülkesinde ‘‘Çalışma ve
yerleşme’’ hakkı getiren yeni genelge,
yabancıların sınır dışı
edilmelerini de zorlaştırıyor.
KIBRIS'A YERLEŞEBİLECEKLER
Yeni genelge, AB ülkelerinde yaşayan yabancıların
oturum haklarının iptal edilmesini ve sınır
dışı edilmelerini de zorlaştırıyor.
O kişinin uzun yıllardan beri söz konusu ülkede
yaşıyor olması ya da yaşı dikkate
alınacak. Sınır dışı
edilmesinin, kendisine ya da ailesine olumsuz etkisi olup
olmadığına bakılacak. Sınır
dışı edilmesine karar verilen kişi,
hakkını hukuki yollardan arayabilecek.
Bu genelge aralarında Kıbrıs Rum kesiminin
de bulunduğu 10 ülke için de geçerli olacak. Böylelikle
AB ülkelerinin herhangi birinde yasal olarak yaşayan
bir Türk vatandaşı Kıbrıs Rum
kesimine de iş bulduğu takdirde gidip yerleşebilecek.
Ailesini de yanında götürebilecek
Genelgenin 14'üncü maddesi, AB vatandaşı
olmayan, ancak bir AB ülkesinde uzun süreli oturum hakkına
sahip olanlara ‘‘Serbest dolaşım’’ hakkı
getiriyor. Buna göre;
- Bir AB ülkesinde yaşayan yabancı, bir diğer
AB ülkesinde bir işe girebilecek, ya da
bağımsız iş kurabilecek.
- Öğrenimini, ya da iş eğitimini bir başka
AB ülkesinde yapabilecek.
- AB ülkeleri, bu kişiye yasal çalışma
hakkı vermekte tercihlerini kullanabilecekler.
- AB ülkeleri, o ülkede bulunan bir yabancıyı,
bir başka AB ülkesinden gelene tercih edebilecekler.
- Bu durumun mevcut olmaması halinde, bir AB ülkesinde
yaşayan yabancı, bir başka AB ülkesinde
bulduğu işe girebilecek, ya da iş
kurabilecek.
- Bu kişi, AB ülkesinden birine gittikten sonra, o
ülke makamlarına en geç üç ay içinde yasal
oturum hakkı için başvurabilecek. Geldiği
ülkedeki tüm hakları saklı kalacak.
- Bu kişinin sigortalı olup olmadığı,
gelirinin yetip yetmediğine bakılacak.
- Oturduğu konut ve mali geliri yeterliyse, geldiği
ülkede bulunan ailesini de getirebilecek.
- Eğer bağımsız bir iş kuracaksa,
mali gücünün olup olmadığına bakılacak.
|
Hürriyet 24/7/2003
ATO
Başkanı Aygün,
"AB,
Türkiye'yi bölücü emelleri için hedefinde tutuyor"
dedi.
ANKARA Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, Türkiye'nin,
Avrupa Birliği'ne üye olmadan Gümrük Birliği'ne
girmesi sebebiyle büyük zarara uğradığını
söyledi.
Aygün, 1996 yılından beri Türkiye'nin Gümrük Birliği
anlaşmasından 70 milyar dolar zarar ettiğini
belirtti.
Sakarya Genç İşadamları Derneği tarafından
Sakarya Üniversitesi Kampus Otel'de düzenlenen toplantıya
katılan Sinan Aygün, AB'ye üye olmadan hiç bir ülkenin
önceden kendi kapılarını açmadığını
hatırlatarak, Gümrük Birliğine girmenin Türkiye'ye
70 milyar dolara mal olduğunu belirtti. Gümrük Birliği
uygulamasından Türkiye'nin vazgeçmesini isteyen Aygün, "Gümrük
Birliği ile AB ülkeleri, Türkiye gibi büyük bir pazarı
elde ettiler. İthalatımız sürekli artıyor.
Ekonomik kriz devam ediyor. Tarımımız dışa
bağımlı hale geldi. Elektriği, benzini ve
bir çok ürünü AB'ye üye ülkelerden daha pahalıya
kullanıyoruz. 60 kiloluk bir boksör 150 kilo boksör ile
karsılaşıyor. Tabii ki Türkiye nakavt
oluyor" dedi.
Türkiye'nin derhal Gümrük
Birliği'nden çıkmasını isteyen Aygün, Gümrük
Birliği'nden çıkmakla AB'ye alınmayacağımız
korkusu taşınıyorsa hiç olmazsa kamu kurumlarında
yerli malı kullanımının teşvik edilmesi
gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin 1959 yılından beri AB kapısında
bekletildiğini, bu kapının AB'nin çıkarlarına
göre zaman, zaman aralanıp, zaman zamanda kapandığını
belirterek Aygün, sözlerine söyle devam etti: "AB
ülkeleri Abdullah Öcalan yakalandığında hemen
kapıları aralıyorlar ve Türkiye'nin AB'ye
girebileceği mesajı veriyorlar. Öcalan'ı idamdan
kurtarınca da kapılarını yine yüzümüze
kapatıyorlar. Sürekli engeller çıkartıyorlar.
Simdi 2012 yılı için "belki" diyorlar.
Bunların amaçları ve planları belli. Osmanlı'yı
böldükleri gibi, Türkiye'yi de azınlık hakları
vs. gibi konularla bölmeye uğraşıyorlar."
TÜSİAD BİR AZINLIK
Türkiye'nin yüzde 95'inin kendileri gibi düşündüğünü
anlatan Aygün, geri kalan yüzde 5 arasında olan TÜSİAD'ın
görüşlerinin is aleminin görüşlerini yansıtmadığını
söyledi. TÜSİAD'ın 400 kişilik bir dernek olduğunu
belirten Aygün, bu kesimin is alemi ile ilgili olmadığını
ifade ederek, iş aleminin görüşlerini TOBB'un ve ona
bağlı odaların dile getirdiğini vurguladı.
Öte yandan, AKP Hükümeti'ni değerlendirmenin henüz
erken olacağını, ancak hükümetin IMF ile çalışmasını
eleştiren Aygün, IMF ile çalışan dünyada hiç
bir ülkenin düzlüğe çıkmadığını
dile getirerek, "İktidara gelmeden partiler IMF
ile çalışmayacaklarını söylüyorlar. Ne
hikmetse iktidara geldiklerinde IMF'çi bırakamıyorlar.
Sanki görüşmelerde IMF heyeti bunlara gaz sıkıyor.
Bu işte bir iş var" şeklinde konuştu.
|
THA European

The
Electronic Directory of the European Institutions

Euro
Parliament

Council
of Europe

Members
Europarliament

Euro
Control
|
|

United
Nations
|
|
POLONYA
AB Referandumda EVET dedi....
VARŞOVA
-Seçmenlerinin %56 sının katıldığı
ve %81.6 sının evet dediği referandumla Polonya
AB’ye katılma yolunda bir adım daha attı.
AB
içerisinde, ABD’ye yakınlığı ve Irak savaşında
ABD’ye yan çıkması ile Berlin ve Paris’in hışmını
üzerine çeken Polonya, şimdi de AB Anayasasında Hıristiyan
ilkelerinin bulunmasını istiyor. AB içerisinde
Anayasa konusunda bir antlaşma zemini aranırken
Polonya’nın kuvvetli kilisesi tarafından yapılan
bu baskının AB Anayasa görüşmelerinde
problemler çıkaracağı yönünde bir intiba
veriyor.
Polonya
Askeri Kuvvetlerinin AB’nin kurmaya çalıştığı
Avrupa ordusunun içerisinde de Polonya hava kuvvetlerinin ABD
yapımı uçakları seçmesi ve ABD’nin
Polonya’yı AB içerisindeki yeni liderler arasında
tayin etmesi de bir çok AB başkentinin başını
ağrıtacağa benziyor.
(Ajanslar
8/06/2003) |
|
|